Monday, March 08, 2010

eskilere özlem...




evet!
artık böyle bir dünyadayiz...
bu resimlerden ilkini ben sevgilime günde belki 100 kere söylüyorum! :)

herkes birbirinin aynısı...
Konuştuklarımız bile aynı...
Blog yazarı olmak bile klişe hale geldi...
aaa seninde mi blogun var demiyoruz artık çünkü herkesin var!
konuşulan konular, yazılan yazılar bile aynı...
bugün açın Blog reader'inizi herkes Oscar'i yazıyor...
2. bir gazete mantığında ilerliyor...
hayat aynı - gelişiyor / ilerliyor ama insanlar daha çok birbirine benzer hale geliyor.
kimileri "lead" ediyor kimileri de "follower" oluyor!
tamam dünyanın kanunu bu!
bunu anlıyorum.. ama bu kadara da gerek var mı diye düşünmeden edemiyorum...
herkes bu kadar (argo olacak sözüm kusura bakmayın!) "kıçını yırtmalı" mı bir yerlere gelmek için...
tamam yırtmalı diyeceksiniz ama böyle de değil...
değişiklik ise olay daha da değişik olunmalı bence...
bende yazıyorum blog'da twitter'da facebook'ta..
farkım yok bahsettiğim insanlardan - benden onlardan biriyim zaten!
ama sıkıcı hale geldi tüm bunlar - onu söylemeye çalışıyorum zaten...

hayat daha güzeldi eskiden...
okuldan eve dönüp TV'nin karşısında "kahvaltı"mızı ederken ve çizgi film izlerken
ardından da sevdiğimiz kişilerle MIRC'tan başka konuşacak bir yerimiz yokken - tek social network olayımız orasıyken...


şimdi hangi birine yetişelim ki??
Facebook? Twitter? Blog? Blackberry MSN? MSN? i-phone e-buddy veya ping!??
Skype? Google sağolsun birini daha ekledi BUZZZ ve daha da gider uzar bu liste...
düşünebiliyor musunuz?
ya da öyle demiyim de bir düşünsenize...
kim kiminle nerede nasıl?
kime nasıl yetişeceksiniz buradan?
ne kadar sağlıklı?
kitap okuyabiliyor musunuz?
veya okumaya vaktiniz var mı hala??
hobileriniz var mı hala ve vaktiniz var mı onları yapmaya?
kendinizi geliştirmek için bugün ne yaptınız
Facebook'a girmekten başka?
Tweet'lemekten başka?
bunların hepsinden başka.....

6 comments:

**margu said...

katılıyorum... güsel!!

Cem Sadaka said...

vallahi aşkım söylediklerine o kadar katılıyorum ki anlatamam...
hislerime tercüman olmuşsun...
iki ufak yorum:
1- geçen haftadan sonra apple benim için de sadece bir meyve...kötü kokular geliyor oralardan..
2- okul dönüşü kahvaltı sonrası MIRC a koptum...
biz okul sonrası kahvaltı döneminde ancak arabalarımızla oynardık, bilgisayarın ne olduğunu bilmezdik bile...:)
zamane çocukları işte...

Raquel said...

:)) teşekkürler margu...

aşkım bende senin comment'e koptum! :))
küflendi galibaa senin elmaa:)

yaa bende oraları çok net hatırlayamıyorum ama bi aralar MIRC vardı işte...
seninle konuştuğum günleri bile hatırlıyorum Cemooo :)

emre candan said...

sanal ego yaratmaktan başka bi' işe yaradığını düşünmüyorum bu vesvesenin.
sonunda sadece açılıp telepati kuran ve sonra kapanan varlıklara dönüşürüz heralde.

Raquel said...

evet işte Emrecim işin kötü kısmı o bence... öyle olmayalım diye yazmaya çalışıyorum... kapatalım dükkanları gidelim... bunları açmayalım ya da just for fun olsun buralar!
tüm hayatımızı yönetmesinler istiyorum.....

nancy co said...

raku'm iyi yazmışsın güzel yazmışşsın da artık kabullenmek gerekiyor, dünya böyle dönüyor. tanışması olasılıksız olan kişiler bile(!)bu sanal sosyal alemler sayesinde yolları kesişiyor!!
hatırlarsan 1984'ü okumuştuk! big brother is watching you! evettt. bi big brother var bizi izliyor