
Cok bekletmeden tekrar ben...
Uzun zamandir yani yaklasik 3 senedir yazmiyormusum...
Neler oldu...
Bizimkiler yani ailem Kilyos’a tasindi, gecen sene yani Haziran 2008’di...
Bende boyle tasinir gibi oldum ama sonra caktirmadan esyalarimi toplayip Maslak’taki eve dondum, tek basima olarak... cok guzel tam 1 sene yasadim tek basima.. guzel olan tek basima olmakti... gecen sene ise soyle boyle denebilirdi... 2009 basinda ise cok cok guzel oldu...
Neler oldu; ben asik oldum... gercekten! Cok cok cok sevdigim biri oldu hayatimda... gelen gideni hic hic aratmadi, aksine iyi ki de oldu dedirtti...
Mutluyum yani... mutlu.
Hayatimda en en cok merak ettigim, gitmek istedigim tatile – New York’a gittim onunla... mayis ayinda.
Daha da guzel olamazdi bir tatil... hatta mumkunse beni birakin orada! Sevgilimi de verin yanima.. biz orada olalim, sevenler gitsin-gelsin-goruselim ama biz orada olalim....
Bir onceki yazimda da gorebileceginiz gibi bir de Vespam var simdi... o da hayatimda en cok istedigim 2. bir seydi herhalde... hatta amaclar arasinda motorumun olmasi en cok denebilirdi bile!
ve “o” bir gun ajansin kapisina cikageldi, Vespa’nin onunde durmus, hadi gidelim diyor bana...
Ben nasil yani? bu ne? nasil olur? diyemeden motoru kullaniyordum – bir de bana ogretme asamasini gectik tabi!
Bu arada duz vites araba kullanmayi ogrendim! – uzuuun zaman olmustu ehliyet alali o arayi kapadim yani...
O da bir diger maceram oldu... gayet sabirli sevgilim yine durdu durdu, hadi debriyaj simdi fren simdi gaz, 1, 2, 3 vites degistir dedi dedi durdu... hic bagirmadi veya kizmadi - o ses hic yukselmedi yani...
Butuuun sebebi sevgilim sarhos oldugu zaman gece cikmalarimizda ben arabayi kullanabileyim diye!... kullaniyorum ve de, mutluyum yani... alan memnun, satan memnun hesabı!
Ben uyumlu bir tipim. gittigim her yerde kendime bir dunya yaratabilirim.
yeter ki bu adamla birlikte olayım. o ne derse yaparım...
LOVE is the answer...!
ve ve ve...
en yakin arkadaslarim evleniyor... hatta birinin nikahi bitti bile – digerinin nikahi geliyor.
Dugunleri ise Ekim ve Aralik 2009’da olacak. Bir tane de teklif bekliyoruz yine bizim kizlardan birine... gelin cicegi bile eline geldi...
o da gitti-gidecek yani...
Biz ne zaman buyuduk, nasil oldu, neredeyiz, ne yapacagiz buyuyunce derken...
Evlenmeye basladi herkes...
Uzuluyor muyum buyudugumuz icin, yoksa seviniyor muyum arkadaslarimin mutluluguna karar veremiyorum.
Buyuduk mu ki o kadar diyorum?
Ya da benim icimdeki cocuk daha cok mu cocuk?
Daha yapilmasi gereken, gorulmesi gereken, gidilmesi gereken cok yer var, cok is var gibi geliyor.
Butun bunlari yapacakken hayatinda paylasacak birinin olmasi muhtesem bir sey, eminim!
Bende zaten paylastikca bunun farkini ve guzelligini gorebiliyorum, o yuzden sanirim artik biraz daha iyi anliyorum...
bu kadar “ozel” hayattan sonra... biraz is hayatima gelecek olursak.
2006 zamanlarinda zaten Ogilvy’de calisiyordum... musteri iliskilerinde...
Sonra oradan ayrildim, sancili bir surec gecirdim ama Publicis Yorum’a gectim.. cok cok da iyi oldu. cok mutluyum, tabi bu kriz olaylari olmasaydi cok daha iyi olabilirdi ama yine de... bircok guzel is yaptik, oduller oldu, ama en onemlisi biz eglendik, eglenmeye de devam ediyoruz...
Sektorun olayi bu. Eglenceli. Bu da olmasa burada 1 dakika durulmaz.
Bunun disinda hersey ama hersey ayni...
Focus’um ayni, cep telefonum ayni, fotograf makinam ayni...
Cok mu gelenekselciyim? Yoksa anti-teknolojist?
WHATSOEVER!... :)